| Yazar |
Mesaj |
|
steelrose
Derman
Kayıt: 03 Şub 2011, 00:08 İleti: 68
Burcunuz:
|
 Kör olmak...
Sponsor Reklam AlanI
Sponsor Reklam AlanI
___________________________________________________
Görüpte anlamayan aptallardan olmaktansa göremeyipte anlayanlardan olmayı tercih ederim. Zor. Görememek. Aptal yerine konmak.Ama en zoru sanki sakat olan gözlerim değilde beynimmiş gibi davranan insanlar. Ama en çok acı çektiğim şeyse insanların kalbimi taş yerine koyması. Sevemezmişim gibi davranması. Yinede ben de severim. Belkide sevginin en büyüğünü yaşıyorum. 10 yıl önce başladı. İzmir'de oturan kuzenim İbrahim'in yanına gitmiştim. Bir kaç haftalık ufak bir kaçamaktı. En iyi arkadaşımdır hâla İbrahim. Eşi Gülçin de Tanıdığım sevdiğim bir insandır. Geldiğim ikinci gün karşılıklı otururken Gülçin birden konuşmaya başladı: -Yağmur, senin bu yaptığın iyi değil. Gülerek: -Yine ne yaptımda kızdırdım seni yenge hanım? -Bırak gülmeyi. Kocaman adam oldun ama hâla yanlızsın. -Evet? -Benim bir arkadaşın kızı var ismi Göksu. Çok hoş çok tatlı bir kız. Ne dersin? Bir buluş istersen? -Asla. Görücü usulünden nefret ederim bilirsiniz. -Ama... İbrahim birden kızıyor: -Üstüne gitme Gülçin. Bu onun kararı. -Peki peki. Gülçin'in dedikleri üzüyor beni. Çıkıyorum dışarı. Yürüyorum bir müddet. İzmir'e gelişimde hep gittiğim küçük kafeye gidiyorum. Bir kahve söylüyorum. Suskunum ama kafamda bir tartışma var. Bende sıkılıyorum yalnızlığımdan. Bende bunalıyorum. Ama nafile. Benim gibi sakat birine sevmek haram. güçlü bir erkek değilim bakıma muhtaç bir erkeğim. Ama yüreğim sızlıyor. Sevmek istiyorum. Kendimi içimdeki hesaplaşmaya o kadar kaptırmışımki karşımdaki sandalyede birinin kıpırdandığını yeni farkediyorum. Ufak bir öksürükve yumuşak kırılgan bir iç çekiş: -Uzun zamandır karşınızda oturuyorum. Ama benden rahatsız olmadınız. Öyle değil mi? Belki beni farketmediniz. -Görmemi beklemeyin benden. Ben körüm. Ama sesinizden bayan olduğunuzu anlıyorum. İnce, kırılgan bir ses. Kaç yaşındasınız? 15? 16? Gücenmiş olduğu sesine yansıyor. -25. Siz 50 siniz herhalde? Ufaklık. Gülümsememi engelliyemiyorum. -Nereden anladınız? Şaşkın bir ses tonuyla: -Ciddi değilsiniz değil mi? Kendimi tutamayıp kahkaha atıyorum. -Hayır tabiki de. Henüz 27'yim ama ruhum 50 yaşında. -Keşke sizin gibi her yakışıklı bey'in de ruhu 50 yaşında olsada sizin kadar bilge olsa. -Az önce bana asıldınız mı? Daha adımı bile bilmiyorsunuz. -İsimlerin ne önemi var ki? -Yarın yemeğe çıktığımız zaman size hangi isimle sesleneceğimi bilmek isterim. En güzel kahkahalarından birini bahşediyordu küçük hanım: -Şimdide siz bana çıkma teklif ediyorsunuz. -Her şey karşılıklı. -Peki o zaman benim adım Ayşe. -Ayşe mi? -Evet. Ne o hayal kırıklığına mı uğradınız? -Size daha farklı bir isim düşünmüştüm. Daha girişken, daha eğlenceli. Ayşe karakterinize ters düşüyor. -Zaten ismim Ayşe değil. Gerçek ismimi bilmenizi istemiyorum. Beğenmiyorum ismimi. Ayşe olarak düşünüyorum kendimi. Sizin isminiz ne? -Yağmur. -Ne hoş bir isim. Aynı gözleriniz gibi. -Gözlerim mi? -Evet. Maviyle gri arasında. Bir yağmur damlası gibi taze ve berrak. Romantik gözleriniz var. -27 yıldır körüm. Ama bana renkleri anlatmaya çalışan ilk kişi sizsiniz. -Bir gün renkleri size anlatırım. Ama şimdi gitmem gerek. Hoşça kalın. -Sizde öyle. İzmir i İzmir yapan benim sahte isimli arkadaşım olmuştu. Beni gezdirmediği yer kalmamıştı. Renklerin hepsini göstermişti. Maviyi soğuk sularla sarıyı eğlencelikle göstermişti. Tek bir renk kalmıştı göstermediği. Kırmızı. Bir keresinde en sevdiği rengin kırmızı olduğunu söylemişti. Ama benim İzmir'den gideciğim gün bile bu rengi göstermemişti. İzmir'den gitmiştim gitmesine ama ayrılık uzun sürmemişti. Bir kaç hafta sonra heycanlı bir sesle Antalya'da olduğunu söylemişti. Hemen onu sahil kenarına götürdüm. -Seni çok özlemiştim Yağmur. İşte o an kendime itiraf edemediğim o anın geldiğini anladım. onu üzeceğimi bilmeden beni sevmişti. kırılgan ve inançsız bir sevgiydi. -Yağmur... Fısıltı gibi çıkan ismim tatlı nefesiyle kulağıma çarptı. Sersemlemiş halde ona döndüm. -Seni seviyorum. Yüreğimle, gözlerimle, ruhumla, bedenimle. Her hücremle. -Beni sevme sana bir şey veremem ben sakatım. Git kendine tam bir erkek bul. -Eğer kendini yarım erkek olarak görüyorsan ben yerım erkek istiyorum. Sakat ol ya da olma. Ok yaydan çıktı artık onu geri döndüremem. Ağlamaya başlamıştım. Gözlerimi yumdum. -Lütfen sevme beni. Mutlu edemem seni. -Mutluluk değil istediğim. Ben seninle olmak istiyorum. Elleriyle boynumu tuttu. Dudaklarını kulağımda dudaklarını hissediyordum -Göksu. -Ne? -İsmim. Ben senin görücü kızım. İsmimi hiç sevmem. Ama seninle sevdim ismimi Yağmur ve Göksu olmayı sevdim ben. İsmimi seninle seviyorum. -Yapma bunu. Ben sevilmeyi haketmiyorum. -Sevilmeyi en çok sen hakediyorsun. Sesi yüzüme çarpıyor, gözeneklerimden girip kalbimi fethediyordu. En sonunda pes ettim. Evet ok yaydan çıkmıştı. -Bende seni seviyorum. Yüzünü ellerimin arasına aldım ve kendime çektim onu. Teninden yayılan sıcaklığı hissedebiliyordum. Kalplerimiz birlikte atıyordu. Mis kokusunu içime çektim. Tüm hücrelerime yerleşene kadar, içimi onunla doldurdum. Sonra onu öptüm. Yavaş başladı ama ikimizinde içinden nehirler taşıyordu. Yaşadığım en aşık şeydi. Sadece o varmış gibiydi dünyada. Sadece ufak bir öpücükle beni dünyadan uçurmuştu. Nefes nefese yanağını yanağıma dayadı. -Ben çok çirkinim. Ama iyi biriyim. Yinede beni görenler beğenmiyor. Sokakta ikimiz yürürken insanların ne büyük çelişki diye düşündüğünü gözlerinden okuyorum. Ama sen beni sevdin. -Güzellik göreceli bir kavram. Dudaklarıma sıcak bir öpücük kondurdu. -İşte bu kırmızıydı sevgilim. Sonrasında her normal insan gibi olaylar gelişti. Abartısız sade bir düğünle zaten kalbimizde olan şeyleri resmileştirdik. Evliliğimizin 2. yılında Göksu, Yağmur ve Deniz olmuştuk. Ufak oğlumuz. 8. yılımızda gözlerimi ameliyat edebilecek bir doktor buldum. Ameliyat kolaydı. En sonunda gözlerimin açılacağı zaman Göksu'da tuhaflıklar seziyordum. Deniz evde bakıcısıyla birlikteydi. Yani korkması için bir sebep yoktu. En sonunda doktor gözlerimdeki bandajı çıkardı. Ve o an ona tekrar aşık oldum. Yüzünde yılların olgunluğu, annelik ve aşk vardı. Mükemmeldi. -Bana söz ver. Benden başka kadınlara bakmıycaksın. -Eğer sen kadınsan (uzaktaki doktoru gösterdim) ona kadın demem. Ama eğer o kadınsa o zaman sen tanrıça olmalısın. Yüzüne yayılan o gülümseme hayatımın sonunda en son görmek isteğim şeydi...
_________________ yaptıklarım için değil yapamadıklarım için ağlıyorum...
|
| 08 Åžub 2011, 23:38 |
|
 |
|
ASREVYA
Site Yöneticisi
Kayıt: 17 Kas 2007, 19:25 İleti: 9988 Yaş: 41
Ruh Hali:
|
 Re: Kör olmak...
Sponsor Reklam AlanI
Sponsor Reklam AlanI
___________________________________________________
steelrose gerçek bir hikayemi bu çok duygulandım. böyle sevgiler hikayelerde oluyor sadece:(ellerine sağlık
_________________ Kapıldım gidiyorum bahtımın rüzgârına. Ey ufuklar diyorum, yolculuk var yarına.
|
| 08 Åžub 2011, 23:50 |
|
 |
|
steelrose
Derman
Kayıt: 03 Şub 2011, 00:08 İleti: 68
Burcunuz:
|
 Re: Kör olmak...
Sponsor Reklam AlanI
Sponsor Reklam AlanI
___________________________________________________
malesef gerçek değil. bir arkadaşım için yazmıştım. sizlerlede paylaşmak istedim =) teşekkkürler =)
_________________ yaptıklarım için değil yapamadıklarım için ağlıyorum...
|
| 08 Åžub 2011, 23:59 |
|
 |
|
ASREVYA
Site Yöneticisi
Kayıt: 17 Kas 2007, 19:25 İleti: 9988 Yaş: 41
Ruh Hali:
|
 Re: Kör olmak...
Sponsor Reklam AlanI
Sponsor Reklam AlanI
___________________________________________________
sen kendinmi yazdın alıntı değil demek bizlerle paylaştığın için biz teşekkürederiz:)
_________________ Kapıldım gidiyorum bahtımın rüzgârına. Ey ufuklar diyorum, yolculuk var yarına.
|
| 10 Åžub 2011, 01:27 |
|
 |
|
steelrose
Derman
Kayıt: 03 Şub 2011, 00:08 İleti: 68
Burcunuz:
|
 Re: Kör olmak...
Sponsor Reklam AlanI
Sponsor Reklam AlanI
___________________________________________________
rica ederim =D ufak şeyler yazıyorum işte =D
_________________ yaptıklarım için değil yapamadıklarım için ağlıyorum...
|
| 10 Åžub 2011, 01:30 |
|
 |
|
ASREVYA
Site Yöneticisi
Kayıt: 17 Kas 2007, 19:25 İleti: 9988 Yaş: 41
Ruh Hali:
|
 Re: Kör olmak...
Sponsor Reklam AlanI
Sponsor Reklam AlanI
___________________________________________________
steelrose yazdı: rica ederim =D ufak şeyler yazıyorum işte =D bence hiçde ufak degil devamını bekliyoruz 
_________________ Kapıldım gidiyorum bahtımın rüzgârına. Ey ufuklar diyorum, yolculuk var yarına.
|
| 10 Åžub 2011, 01:38 |
|
 |
|
steelrose
Derman
Kayıt: 03 Şub 2011, 00:08 İleti: 68
Burcunuz:
|
 Re: Kör olmak...
Sponsor Reklam AlanI
Sponsor Reklam AlanI
___________________________________________________
teşekkürler =D
_________________ yaptıklarım için değil yapamadıklarım için ağlıyorum...
|
| 10 Åžub 2011, 03:39 |
|
 |
|
mabel
Derman
Kayıt: 05 Şub 2011, 08:42 İleti: 285 Yaş: 29
Burcunuz:
Ruh Hali:
|
 Re: Kör olmak...
Sponsor Reklam AlanI
Sponsor Reklam AlanI
___________________________________________________
|
| 10 Åžub 2011, 03:41 |
|
 |
|
steelrose
Derman
Kayıt: 03 Şub 2011, 00:08 İleti: 68
Burcunuz:
|
 Re: Kör olmak...
Sponsor Reklam AlanI
Sponsor Reklam AlanI
___________________________________________________
=D teşekkürler mabel =D
_________________ yaptıklarım için değil yapamadıklarım için ağlıyorum...
|
| 10 Åžub 2011, 04:05 |
|
 |
|
Penelope
5. Boyut
Kayıt: 03 Arl 2009, 13:47 İleti: 6348 Yaş: 39
Burcunuz:
Ruh Hali:
|
 Re: Kör olmak...
Sponsor Reklam AlanI
Sponsor Reklam AlanI
___________________________________________________
Çok etkileyici bir hikayeniz varmış..çok sevdim..ve devamını ilgiyle bekliyoruz bu güzel ailenin..yani ben bu hikayenin devamını isterim..çünkü bunun gibi nice güzel yazılar çıkacak hisedebiliyorum bu güzel aileden..mutluluklar dilerim..
_________________

Yoklukla kavuş varlığa, dünyayı bırak, Vuslatla yolun ahreti, ukbayı bırak, Allahsa muradın düşünüp durma derin, Dünyayı unut, maddeyi, manayı bırak.
MAVİ LOTUS diğer adım..Ve bir ismimde Perina..
|
| 10 Åžub 2011, 14:56 |
|
|