aşk acısı, özellikle manevi, daha doğrusu psikolojik bir acı olduğu için atlatılması daha zordur. tek ilacı, önceden de belirtildiği gibi zamandır.
işte bu noktada asıl sorun baş göstermekte. "abi zamanı nasıl geçireceğiz??"
kafanızı kaldırın ve etrafınıza bakın. sonra düşünün. neler yaparken zaman daha hızlı geçiyor? neler yaparken cidden kafanız boşalıyor ve başka birşey düşünmüyorsunuz? alın elinize kalemi kağıdı yazın. listeyi oluşturun. düşünün. inanın bana o listeyi oluştururken bile zaman zaten geçiyor olucak. hatta bayağı zaman geçicek. 10 dakika? 30 dakika? belki 1 saat falan. iş bulun, aş bulun, uğraş bulun.
aşk acısını dindirmenin en iyi yolu spor yapmak'tır. spor yapmak, aslında çektiğiniz bilimum ruhsal acıyı dindirebilir. misal çıkın bir koşu bandında koşun. yarım saat konuş. bir saat koşun. yorulun. terleyin. zaman geçtikçe zaten artık şekillenen vücudunuza da bakıp "vay ustam ya, ne kadar da şekle girmişim. harika vallaha!" diyeceksiniz. bakın? aklınız başka yerlere gidiyor.
aşk acısını dindirmenin bir diğer yolu ise kalabalık ortamlarda takılmaktır. kalabalık ortamdan kastım, 5-10 kişi bir mekana gidip eğlenmek değil, o da olur. benim demek istediğim misal istiklal caddesine gidin. yürüyün. sahilde yürüyün. ormanda yürüyün. bu sırada da oldukça hareketli müzikler de dinlemek içinizin kıpır kıpır olmasına sebep olabilir.
bir diğer dindirme yolu ise nane limon. çok komik değil mi? aşk acısı çekenler genelde midelerinin üst bölümünde, diyaframları ile akciğerlerinin olduğu bölümde bir yumru sıkışmış gibi hissederler. nane limon o yumruyu yumuşatır. hele bir de nane limon içerken arka planda teardrop çalıyorsa demeyin keyfinize. huzuru bulursunuz. zihniniz boşalır. diyafram gevşer. "tamam usta, sakinim artık.." der.
aşk acısını dindirme konusunda yaşadığım bir diğer akıl almaz tecrübe ise ders çalışmak. yine kalabalık ortamlarda ders çalışan bünyeler kendilerini yalnız hissetmemekte. misal kütüphaneye gidip de sesli bölümde ders çalışmak, sizi mutlu edecek ve zamanın akılalmaz bir hızla geçmesini sağlayacaktır. bu noktada asıl sorun aslında yalnız kalmaktır. aşk acısının en büyük dostu yalnızlıktır lütfen yalnız kalmayınız. aşk acısı mı çekiyorsunuz? gerekirse numaramı vereyim beni arayın. ben sizi neşelendiririm, eğlendiririm. sözlğük kızlarına selam etmiyorum. erkekleri de arasın. böyle de gay gibi oldu. anladınız ama siz beni.
erkekler için pes oynamak, kadınlar için alışveriş yapmak da bir diğer dindirme yöntemlerinden.
bunun dışında kesinlikle ama kesinlikle uykunuz yokken yatmaya kalkışmayın. uykunuz yoksa da sarhoş olup da yatın. alkol beyninizi stimule edeceği için uyurken rüya görme olasılığınız azalacaktır.
mümkün mertebede aileniz ile temasta olun. ve her zaman aklınızda bulundurun, "beni bu dünyada annem, babam ve kardeşlerimden daha çok hiç kimse seveyemeyecek." gerçekten de öyle. sevginin şekli farklı olabilir ama onlar kötü anlarınızda kafanızı yaslayabileceğiniz birer göğüstür. gözyaşlarınızı parmakları ile silebilecek yüce insanlardır. onlara sırtınızı çevirmeyin. içinize kapanmayın.
kesinlikle radiohead dinlemeyin. çıkıp da sokaklarda silah ararsınız..
yazın. uzun uzun yazın. günlük yazın, blog yazın. sözlüğe yazın. sözlüğe yazacaksanız kısa bakınızlar yazmayın. benim şu anda yazdığım gibi sayfayı doldurun. en az 1 a4. lütfen..
bundan başka bakalım neler var. a tabi yaa.. en önemlisi. onun tek olmadığını bilin. o iyidir belki. hatta çok iyidir. çitayı yükseltmiştir karşı cinsten olan beklentilerinizde. ama bilin ki her zaman o çitayı geçecek birileri vardır. onlar sadece keşfedilmeyi bekliyordur. kadere inanmayın. keşfetmeye çalışın. arayın. bulmaya çalışın. bunu hayvan gibi değil, insan gibi yapın. keşfetme işlemi esnasında efendi olun. kalpler kırmayın. bir gün karşınıza bir malezyalı, bir rus, bir hintli veya bir arjantinli çıkıp aklınızı alabilir. illaha türk olmasına da gerek yok. dünyada 3,5 milyar kadın-erkek var. sizin yaş grubunuzda, beraber olabileceğiniz en az 1 milyar 1 insan vardır. sadece 1 i için üzülmeyin. geri kalan 1 milyarı düşünün. (aslında 1 milyar insan vardır diyecektim ama geriye kalan 999... kısmını yazmaya üşendim, zaten böyle daha iyi oldu.)
konuşun dostlarım. lütfen konuşun. susmayın. sizleri gördükçe ben de üzülüyorum çünkü.
bakın 20 dakika geçti bile bu yazıyı yazarken..(Mabedden Alıntıdır) __________________
Re: aşk acısı için bi sözlük yazarının önerileri..
Sponsor Reklam AlanI Sponsor Reklam AlanI ___________________________________________________
yazdıklarınıza katılmamak elde değil her satırınız ilaç niteliğinde tabi tedavi olmayı itiyorsak birde şuradan ele almak isterim tabi izniniz olur ise ,ya kişi böylesi bir tedaviyi reddederse ,en dibine kadar acısınıda yaşamak istiyorsa öyle ya bende böyledir mesela seviyorsan en alasından olmalı en büyük aşk senin aşkın olmalı,yere göge sığdıramazsın bilindik aşıklık hali yani ben mecnun sen leyla her başıma ne gelirse senden olmalı burada işin içine teslimiyetlik durumuda giriyor tabi esprili olacak ama bunda ciddiyim onca milyonların içinde koca şehirde başıma uçak düşse bukadar zayıf bir ihtimalede dayansa ,ben gene eyvallah der gıkımı çıkarmam sebebi çok basit ne gelirse başıma sevdadan gelsin varsın ömrümün sonuna kadar acı çekeyim yok olayım en hadi bu bir tercih meselesi olsun ben yinede bunu seçerim kısacası hani aşk dediğin onda var olmak vede onda yok olmak değilmidir ayrılıklarda sevdadandır der bilen ,neyse kısaca değinmek paylaşmak istedim anlayışınız için şimdiden teşekkür ederim esenlikler dilerim
13 May 2012, 20:36
ASREVYA
Site Yöneticisi
Kayıt: 17 Kas 2007, 19:25 İleti: 9988
YaÅŸ: 41
Ruh Hali:
Re: aşk acısı için bi sözlük yazarının önerileri..
Sponsor Reklam AlanI Sponsor Reklam AlanI ___________________________________________________
Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumda konulara cevap yazamazsınız Bu forumda kendi iletilerinizi değiştiremezsiniz Bu forumda kendi iletilerinizi silemezsiniz Bu forumda dosya ekleyemezsiniz