Sistem saati: 21 May 2012, 01:06



Konuya cevap yaz  [ 3 ileti ] 
Affetmek: Beyinden YüreÄŸe Kestirme Yol.. 
Yazar Mesaj
5. Boyut
5. Boyut
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 03 Arl 2009, 13:47
İleti: 6348
YaÅŸ: 39

Burcunuz: Resim
Ruh Hali: Resim
İleti Affetmek: Beyinden YüreÄŸe Kestirme Yol..

Sponsor Reklam AlanI

Sponsor Reklam AlanI

___________________________________________________
Affetmek: Beyinden Yüreğe Kestirme Yol

--------------------------------------------------------------------------------

Affetmemek, hem daha önce seni inciten kişilerden hem de yeni kişilerden gelebilecek olası incinmelerden koruduğu illüzyonunu yaşatır sana. Acını, öfkeni beslediğin sürece olası tehlikelere karşı zırhını kuşanmış olarak beklersin. Böylece artık kimse seni incitemez yaralayamaz taciz edemez, reddedemez...

Oysa;

Affetmek unutmak değildir. İnsanları affettiğimizde geçmişte yaşanan deneyimleri unutmayız. Unutmamalıyız da. Bu deneyimler, zamanında bize çok acı vermiş olsa da kazandığımız derslerdir. Bizim yeniden kurban konumuna düşmemek ya da başkalarını kurbanımız konumuna düşürmemek için yaşanmış bir ders...

Affetmek affettiğimiz kişilerin davranışlarını onaylamak değildir...

Affettiğimizde geçmişin bugünümüz üzerindeki yıkıcı etkisini ortadan kaldırırız. Bu, onların bir zamanlar yaptığı şeyin doğru, haklı ve onaylanabilir olduğu anlamına gelmez. Yapılanların kabul edilebilir, önemsiz çok da kötü olmadığı anlamına gelmez.

Yapılanlar kötüydü. Acıttı. Hayatımızı etkiledi. Aslında gerçek affediş tam aksine olanı yadsıdığımız, minimize ettiğimiz, karşımızdakini haklı çıkardığımız ya da bize zarar veren davranışı hoş gördüğümüz durumda gerçekleşemez.

Affetmek, affettiğimiz kişiden daha "büyük" olduğumuzu göstererek onu kendimize ebediyen borçlu kılmak değildir. Yargılayıcı Tanrı konumundan hoşgörülü Tanrı konumuna geçerek, yine de kişiyi kendisini "günahkar" olarak hissettirmek gerçek bir affediş değildir.

Affetmek fedakarlık değildir. Dişlerimizi sıkarak, bizi inciten kişiye katlanmamız, güler yüz maskesi takınmamız gerçek bir affediş değildir. Çünkü bu durumda gerçek duygularımızı yutmuş oluruz. Bu tavır hem zordur hem de hayatımızdan haz duygusunu çalar...

Affetmemek, kızgınlık duyduğun kişileri zihninde bedava kiracı olarak oturtmak demektir. Günah değil mi zihnini boşu boşuna işgal etmelerine izin vermeye?..

Affetmek için haklı-haksız mücadelesine girersen haklı olmanın senin için huzurlu ve mutlu olmaktan daha önemli olduğuna dikkat et...

Haklı olmaya çalışmak, haksız olmaktan korkmaktan kaynaklanır...

Affetmek bir "Kozmik Unutma"dır..

Affetmek ruhsal iyileşme sürecinin doğal yan ürünüdür...

Affetmek içsel bir süreçtir...

Affetmek, kendimize duyduğumuz saygının artmasını sağlayan bir özgürleşme sürecidir...

Affetmek, geçmişten gelen olumsuz duygu yükünden özgürleşmektir..

Olayı hatırlamak ama olayın duygu deposunu boşaltmaktır...

Affetmek, bizi inciten kişilere duyduğumuz cezalandırma ihtiyacından vazgeçerek kendi tutsaklığımızdan vazgeçmektir...

Affetmek, onlara hangi cezayı verirsek verelim bize yetmeyeceğinin farkındalığıdır...

Affetmek, intikam, öfke, kızgınlık gibi duygularla ziyan ettiğimiz yaşam enerjisini, yaşam kalitemizi yükseltmek mutlu ve doyumlu olmak için kullanmayı seçmektir...

Affetmek, yaşamın geçmişinde takılıp kalmak yerine yaşam yolculuğunda yeni deneyimlere açık hale gelebilmektir...

Ve affetmek, başkası için değil, kendimiz için yaptığımız bir özgürleşme seçimidir. Kendi boynumuzdaki, kendi ayaklarımızdaki zincirlerden özgürleşme seçimi..

En uzun yolculuk, beynimizden yüreğimize yaptığımız yolculuk...

Affetmek bu yolculuÄŸun kestirme yoludur...

Öfke, kırgınlık, kızgınlık, nefret, intikam, suçluluk duygusu bastırıldığında da, patladığında da bizi olduğumuz yere çiviler ve gelişmemizi engeller. Affetmek, çivileri söker, sadece yürüme özgürlüğünü yeniden kazanmakla kalmayız, koşma, dans etme, uçma özgürlüğünü de tadarız...


Gerek bizim hatalarımıza gerek başkalarının bize yaptığı hatalara gübre olarak bakalım. Gübre affetmenin toprağıyla karıştığında, aldığımız ürün bol olur...

Affetmeyi gerektiren her yara içinde önemli bir dersi de barındırır; dersi görebilmek için yarayı yeniden deşerek yüzleşmek zorunda kalsak bile...

Affetmek öfke ve intikama yatırım yapmaktan vazgeçmektir. Neye yatırım yaparsak o çoğalır. Affetmek hayatımızın en özgürleştirici ve zenginleştirici yatırımıdır...

Affetmenin karşındaki kişiyi değil, seni özgür bırakacağını anla...

İnsanları yargılarsan onları sevmeye zaman bulamazsın...

Ellerini yumruk haline getirenler tokalaÅŸamazlar...

Herkesi "gerçekten" tanırsan herkesi affedersin...

Affetmek, içsel yolculuğun temel basamaklarından biri ve kendimizle barışık olma yolunda kocaman bir adım...

Bu adımı atmaya hazır mısın?

Gerçek Affediş; kendinin ve başkalarının hatalı davranışlarına mazeret bulan kibar, gözü yaşlı anlayış içinde tevazuuyla bir başı öne eğme değildir. Herkesin yanlış yapsa da elinden geldiğinin en iyisini yaptığını savunan yüce bir anlayış da değildir. Affettim demekle de affetmek gerçekleşmez...

Kızgınlığın, nefretin, suçlamanın ve utancın, gerçek affediş yoluyla içimizde entegre olması için, yine onlardan yararlanmamız gerekiyor...

Kızgınlığımızın, nefretimizin, suçlamamızın hedefi olan kişilerden duygusal olarak kopabilmek, onları zihnimizin bedava kiracısı olmaktan çıkarabilmek sınırlarımızı yeniden güçlü bir şekilde inşa etmek için sağlıklı kızgınlığın enerjisine ihtiyaç duyarız...

Kendi yadsıdığımız benliğe sahip çıkmak ve bütünleşmek için nefretin gölgelerini aydınlığa çıkarmaya ihtiyaç duyarız...

Öz sorumluluğumuzu almak yapılan hatada kendi payımızı görerek ders çıkarmak ve gelişmek için sağlıklı suçluluğun yardımına ihtiyaç duyarız...

Affetmek, gerçek gücümüzü yeniden kazanmak ve gücümüze sahip çıkmaktır..

Affetmezsek ya da sahte kabulle ve suni bir affedişle affettiğimizi sansak bile; kızgınlık patladığında bizi saldırganlaştırır ve insanları bizden uzaklaştırır...

Nefret bizi yoğun bir yalnızlık batağına sokar. Çünkü çok güçlü enerjiye sahip olan nefret etrafına zarar verirken, kendi ruhunu da iğfal eder ve sınırlarını yok eder. Kabuslar kaçınılmaz olur..

Suçlamak gücümüzü kaybettirir...

Yalnızlık ve güçsüzlüğün diğer adı depresyondur...


Affetmeyerek asıl kendimizi cezalandırıyoruz...

Kendimizi ruhumuzda ağır yükler taşımaya mahkum ediyoruz. Affetmeyi karşımızdaki kişiye bir lütuf olarak düşünüyoruz halbuki affetmek en başta kendimize yaptığımız bir iyiliktir..

Affetmeyi ancak affederek öğrenebiliriz...

Gerçek affediş ancak güçlü bir insandan gelir. İçsel gücümüzü yeniden kazanmanın yolu da duygularımızın gerçek işlevini ve niyetini anlamak duygularımızın armağanlarına sahip çıkmakla mümkün. Güçlü insan gücüyle zarar verme gücüne sahipken bunu kullanmamayı seçiyor. Gerçek güç bu. Güçlü insanın güç gösterisi yapmaya ihtiyacı yoktur. O güçsüzlerin yoludur...

Affetmek güçlüyü daha güçlü yapar zayıfı ise güçlendirir. Affetmek cesurların işidir korkakların değil. Affedemeyen kişinin ise başka cezaya ihtiyacı yoktur..

Çok sevdiğim bir sözü burada tekrar etmek istiyorum:

Zalimler zayıf kişilerdir.

Sevecenlik güçlülerin işidir.

Birisi sana zarar vermişse onu affetmekte zorlanıyorsan şöyle düşün:

Ancak gerçek gücü olmayan kişiler başkalarına zarar verebilir..
Nefret dolu kızgın, suçlayıcı kişi kendi cehennemini de yaratmıştır. Başkalarına zarar veren kişi asla güçlü olamaz. O bir zavallıdır. Ona ancak merhamet duyabilirsin. Onu zihninin gözünde küçücük, mini minnacık zavallı trajik bir figür olarak gör. Onun uğruna ziyan ettiğin enerjini kendini iyileştirmek için kullan. Bu her zaman kolay bir yolculuk olmuyor ama ödülü büyük bir yolculuk..

Ben tecavüzcüme olan öfkemi böyle yendim.(yazar 20 yaşındayken San Francisco'da bıçaklı bir saldırganın tecavüzüne uğramış.) Yaşam enerjimi ona öfke duymaya harcayamazdım. Bu öfke beni tüketiyordu. O zavallı yaratık buna değmezdi. Bıçağın öldürücü gücüne sığınan bir zavallı. Ama ben gücümü yeniden kazanmaya hayatımı zengin kılmaya değerdim..

Başkalarına karşı hissettiğimiz tüm duygular kendimize hissettiğimiz duygulardır. Bizden çıkar yine bize geri döner..

Evrensel enerjinin yasası bu. Duygular enerjidir. Bu enerjileri sağlıklı bir biçimde iç gücümüze katarak entegre ettiğimizde ruhumuz zenginleşir ve Evrenle, kendi doğamızla uyum içinde dans eder.

Duyguların iyileştirme ve onarım gücünü anladığımızda, onlara hoş geldin deriz...

İşte o zaman daha sıkça duyguların adı umut, haz, neşe, mutluluk, ait olma, çekim, şefkat, sevecenlik, güven, doyum saygı ve özgürlük olur. İşte o zaman karanlıkla aydınlığın ancak birlikte varolabileceği gerçeğini tüm varlığımızla kabul ederiz. İşte o zaman duyguları iyi ve kötü diye etiketlemeyiz. Bir duyguyu bastırıp bir diğerini yüceltmeyiz. Her duygunun hakkını veririz, mesajlarının armağanını kabul ederiz. Gerçek Ruhsal Zeka, gerçek ruhsal bilinç gerçek spiritüellik budur..

(ALINTI)

_________________
Resim


Yoklukla kavuş varlığa, dünyayı bırak,
Vuslatla yolun ahreti, ukbayı bırak,
Allahsa muradın düşünüp durma derin,
Dünyayı unut, maddeyi, manayı bırak.

MAVİ LOTUS diğer adım..Ve bir ismimde Perina..


30 Arl 2011, 11:13
Profile bak Özel mesaj gönder WWW
Araştırma-İnceleme
Araştırma-İnceleme

Kayıt: 29 Mar 2008, 15:09
İleti: 9092
YaÅŸ: 23

Burcunuz: Resim
Ruh Hali: Resim
İleti Re: Affetmek: Beyinden YüreÄŸe Kestirme Yol..

Sponsor Reklam AlanI

Sponsor Reklam AlanI

___________________________________________________
gidigid. :buket :alkis :alkis :alkis :alkis :alkis

_________________
Kibir nedir?.
Kendisinden habersiz kendini bilmeyen insanın durumudur.
Tıpkı güneşten haberi olmayan buzun kendini bir şey zannetmesi gibi.


30 Arl 2011, 16:11
Profile bak Özel mesaj gönder
Site Yöneticisi
Site Yöneticisi
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 17 Kas 2007, 19:25
İleti: 9988
YaÅŸ: 41

Ruh Hali: Resim
İleti Re: Affetmek: Beyinden YüreÄŸe Kestirme Yol..

Sponsor Reklam AlanI

Sponsor Reklam AlanI

___________________________________________________
ellerine sağlık pen :alkis :alkis :alkis

_________________
Kapıldım gidiyorum bahtımın rüzgârına.
Ey ufuklar diyorum, yolculuk var yarına.





Resim


30 Arl 2011, 19:00
Profile bak Özel mesaj gönder WWW
Önceki iletileri göster:  Sıralama  

  • Bu konuyu paylaşın
Konuya cevap yaz   [ 3 ileti ] 

Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir


Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumda konulara cevap yazamazsınız
Bu forumda kendi iletilerinizi deÄŸiÅŸtiremezsiniz
Bu forumda kendi iletilerinizi silemezsiniz
Bu forumda dosya ekleyemezsiniz

Git:  

| Akrep Portal | Akrep Burcu | Genel Portal | Astral Seyahat|  SeyrüSefa | Rüya Tabirleri | Telekinezi | EÄŸitim Cafe| Derthane| Tekil Hit |

www.akreportalnet.com

cron
Yaþam ve Ýnsanlar
News News Site map Site map SitemapIndex SitemapIndex RSS Feed RSS Feed Channel list Channel list
Powered by phpBB © 2000, 2002, 2005, 2007 phpBB Group.
Designed by ST Software for PTF.
phpBB3 Türkçe: phpBB Türkiye
phpBB SEO